İçeriğe geç

Mor calpol neye iyi gelir ?

Mor Calpol Neye İyi Gelir? Bir Geceyi Hatırlayarak

Bir Gece, Bir Hastalık ve Bir Umut

Kayseri’nin soğuk, karanlık bir kış gecesiydi. Evde yalnızdım, dışarıda kar yağarken pencereme vuran soğuk rüzgarın sesini duyabiliyordum. O zamanlar 25 yaşındaydım ve her şey bana biraz fazla ağır geliyordu. İçimdeki tüm karmaşayı bir kenara atıp, tek başıma geçirdiğim bu gecede, annemin bana yıllarca verdiği bir ilaç, belki de benim içimdeki o kararmış duyguları aydınlatmak için bir işaret gibi geldi: Mor Calpol.

Bir çocukken, hastalandığımda annem bana mutlaka Mor Calpol verir, o zamanlar bana iyi gelirdi. Şimdi ise o yılların çok ötesine gitmiştim ama birdenbire, Mor Calpol’ün neye iyi geldiğini düşündüm. Hastalıklar, bedensel değil; ruhsal da olabilir. Yağmur yağıyordu. O gece biraz hastaydım, hem de kalbim kırıktı.

O Gece Neler Olmuştu?

Hastalandığım o geceyi hiç unutmam. Aslında hastalık falan değildi; daha çok ruhsal bir boşluk hissiyle sarılmıştım. Yaşadığım hayal kırıklıklarının, başarılarımın yetersizliğinin, eksik hissetmenin yarattığı bir duygusal çöküntüydü. Kayseri’nin soğuk havası vücudumu sarmıştı ama asıl soğukluk, ruhumdaydı. Bir türlü neşemi bulamıyordum. İnsan bazen, birkaç küçük olayın arka arkaya geldiği anlarda, içine düşebileceği karanlık bir yer bulur.

O gece, eski bir arkadaşımla, çok uzun zamandır konuşmadığım birisiyle bir telefon görüşmesi yapmıştım. Ama konuştukça içimdeki boşluk biraz daha büyüdü. Gerçekten sevdiğim insanlarla iletişim kurduğumda bile, kendimi bir türlü huzurlu hissedemediğimi fark ettim. İçe kapanık, kaybolmuş bir ruh gibi hissediyordum. Ve bu duygularla baş etmenin, biraz da fiziksel rahatlamaya ihtiyacı olduğumu hissettim.

Anneme o gece telefon açıp, Mor Calpol almak istediğimi söyledim. Nedenini de çok iyi bilmiyordum. Belki de yıllardır bana iyi gelen o ilaç, her türlü hisle baş etmemin yoluydu. Çocukken, soğuk algınlığına yakalandığımda bana verdiği Mor Calpol şişesini hatırladım. Hemen geceyi hatırladım; annemin beni sarıp sarmaladığı, başımda elini gezdirdiği o rahatlatıcı anları. O anlarda, Mor Calpol sadece bir ilaç değildi; annemin sevgisi, güveni, o sıcaklıkla birleşiyordu.

Mor Calpol ve Duygusal İyileşme

Gecenin karanlığında, eve dönerken Mor Calpol almak için eczaneye uğradım. O kadar yalnız hissediyordum ki, gerçekten ihtiyaç duyduğum şeyin bu ilaç olduğunu düşündüm. Bu sıvı, her zaman bir çözüm sunuyordu sanki. Eczaneye girdiğimde, Mor Calpol şişesini gördüm. Mor renkli, biraz tatlı, biraz da rahatlatıcı. Hem bedeni hem de ruhu iyileştiren bir ilaç gibiydi. Onu alırken, yaşadığım kaybolmuşluk duygusunun biraz hafifleyeceğini hissettim. Kendime “Bunu içtikten sonra her şey düzelecek,” diye telkin ettim.

Eczanedeki kadın, Mor Calpol’ün çocuklar için olduğunu söylediğinde, bir an utanıp, gülümsedim. Ama ne gariptir ki, yaşım kaç olursa olsun, bu ilaç bana hep aynı güveni verir. O yüzden hiç tereddüt etmeden aldım. Eve döndüm, sıcak çayımdan yudum aldım, Mor Calpol şişesini açtım ve birkaç yudum aldım. İyileşmek değil, belki de kendimi yeniden bulmak, neye ihtiyacım olduğunu hatırlamak için.

Çocukken, hastalandığımda, annem Mor Calpol’ü vermeden önce mutlaka başımı okşar, bana şefkat gösterirdi. O zamanlarda ilacın etkisi, sadece fiziksel değil, ruhsal da bir iyileşme sağlardı. Şimdi de, bu aynı etkiyi kendim için yapabileceğimi düşündüm. Mor Calpol belki de sadece bedeni değil, duyguları da iyileştiriyordu.

Kapanan Bir Kapı ve Açılan Bir Pencere

Bir süre sonra uyudum. O an, gözlerimi kapatıp uykuya daldığımda, sanki karanlık gece içinde kendimi biraz daha iyi hissediyordum. Ruhum biraz daha hafiflemişti. Mor Calpol’ün şişesinin kapağını açıp içtiğimde sadece fiziksel değil, duygusal bir rahatlama hissetmiştim. O gece aslında bedenim değil, kalbim iyileşmişti.

Kalktığımda sabahın ilk ışıkları pencereme vuruyordu. Dışarıda hava soğuktu ama içimde bir sıcaklık vardı. O gecenin sonunda, belki de gerçekten “iyi” olmam gerektiğini fark ettim. İyi hissetmek için, küçük şeylere tutunmak gerektiğini. Mor Calpol, çocukken hastalandığımda bana iyileşmeyi hatırlatan, ruhumu yatıştıran bir ilaçtı. Ama bu gece, ona bir başka anlam yükledim. Bedenim değil, duygularım iyileşmişti.

Hayal kırıklığı, soğuk bir gece, yaşadığım duygusal boşluklar… Bunlar hepsi, geçici ve değişebilecek şeylerdi. Hüsran, bir ilaçla iyileşmez belki ama en azından bir adım atmanın, bir şeyleri fark etmenin ve kendime biraz şefkat göstermenin yolunu bulmuştum. Mor Calpol sadece bir ilaç değildi; hayatın karmaşasında kaybolan duyguları hatırlatıyordu bana: iyileşmek için bazen küçük şeyler yeterdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet güncel giriş