Tolga Güzide’nin Oğlu mu? Gerçeğin, Bilginin ve Varlığın Felsefi İzinde Bir filozofun gözünden bakıldığında, her soru yalnızca bir merakın değil, aynı zamanda varoluşun yankısıdır. “Tolga Güzide’nin oğlu mu?” gibi basit görünen bir soru bile, insan zihninin bilgiyi, ilişkileri ve kimliği nasıl kurduğuna dair derin bir felsefi kapı aralar. Çünkü her bilgi arayışı, gerçeğe ulaşma çabasıdır; her gerçeklik iddiası ise etik, epistemolojik ve ontolojik katmanlar taşır. Bu yazıda, bu soruyu yalnızca biyolojik bir ilişkiden ibaret görmeden, onun ardındaki felsefi yapıyı inceleyeceğiz. Gerçeği arayan aklın sınırlarını, bilmenin doğasını ve varlığın anlamını birlikte sorgulayacağız. Etik Boyut: Doğrunun Sorumluluğu Her bilgi arayışı etik bir…
4 YorumKategori: Makaleler
Karıncaya ne verilir? Mikro-komşularımızla geleceğin ortak sofrası Cinsiyete atfedilen kalıp rolleri pekiştirmemek için, bu yazıda “stratejik/analitik” ve “insan/toplumsal etki” odaklı iki bakışı cinsiyete bağlamadan iki tamamlayıcı perspektif olarak ele alıyorum. Sofrada bir kırıntı yere düşünce, mutfağın köşesinden beliren minik yolcular hemen fark edilir: karıncalar. Peki geleceğin şehirlerinde “Karıncaya ne verilir?” sorusunun cevabı sadece şeker mi, tuzak mı, yoksa bambaşka bir ortak yaşam protokolü mü olacak? Gelin, merakla ve samimi bir beyin fırtınası tadında; veriyle düşünenlerin “strateji-analitik” merceğiyle ve insan hikâyelerine bakanların “toplumsal etki” merceğiyle birlikte keşfe çıkalım. Bugünden yarına: “Karıncaya ne verilir?” sorusunun yeni bağlamı Eskiden bu soru iki uçta…
8 YorumSöz Verdım Kim Söylüyor? Güç, İktidar ve Vatandaşlık Arasında Bir Siyasi Söylem Analizi Bir Siyaset Bilimcinin Merakı: Gücün Sesi Kimde? Güç ilişkilerini, iktidarın görünmez ağlarını ve toplumun bu ağlar içindeki konumunu analiz eden bir siyaset bilimci olarak, “Söz verdim, kim söylüyor?” sorusu zihnimi kurcalıyor. Çünkü bir toplumda verilen her söz, yalnızca bir bireyin ifadesi değildir; aynı zamanda iktidarın kimin elinde olduğunu da gösterir. Söz, bir vaattir; ama aynı zamanda bir araçtır — yönetmek, ikna etmek, yönlendirmek ve bazen susturmak için. Siyasi alanda “söz”, sadece bir dil eylemi değil, bir güç performansıdır. Bir lider “söz verdim” dediğinde, bu ifade yalnızca bir…
8 YorumKarpit Lambası Nasıl Kullanılır? Taş, Su ve Biraz da Kahkaha ile Aydınlanma Sanatı Şunu en baştan söyleyeyim: Karpit lambası kullanmayı öğrenmek, sanki dedenin çay demleme ritüelini çözmek gibidir. Dışarıdan kolay görünür ama içine girince küçük detaylarla dolu bir dünyadır. Üstelik bu dünyada erkekler “hemen çalıştır, işi hallet” modunda strateji kurarken, kadınlar “önce ortamı hissedelim, romantik ışığı ayarlayalım” diye lambayı dekorasyona çevirir. Sonuç? Karpit lambası sadece ışık kaynağı değil, evde minik bir mizah laboratuvarıdır. Karpit Lambası Nedir? (Kısaca, Taş + Su = Işık Büyüsü) Önce tanım: Karpit lambası, içine yerleştirilen kalsiyum karpitin suyla tepkimeye girmesiyle asetilen gazı üretir ve bu gaz…
6 YorumKarnı Tok Sırtı Pek Deyim mi? Refahın Ötesinde Toplumsal Bir Yansıma Hayatta bazı sözler vardır ki, yalnızca günlük ihtiyaçlarımızı tarif etmekle kalmaz, içinde yaşadığımız toplumun adalet anlayışını, eşitsizliklerini ve değerlerini de açığa çıkarır. “Karnı tok sırtı pek” de bu sözlerden biri. İlk bakışta, oldukça basit bir durumu tanımlıyor gibi görünür: Aç değildir, üşümez, yani rahattır. Ancak biraz derin kazdığımızda, bu deyim aslında çok daha büyük soruların ve tartışmaların kapısını aralar. Refahın ne olduğunu, kimin için “rahatlık” sayıldığını ve bu rahatlığın toplumsal düzlemde neye mal olduğunu sorgulatır. Hazırsanız, gelin bu deyimin ardındaki anlamları birlikte çözümleyelim. TDK’ya Göre “Karnı Tok Sırtı Pek”…
18 YorumBir Ölçünün Tarihi: Perdede En mi Önce Yazılır, Boy mu? Tarihin tozlu sayfalarını karıştırdığınızda, en küçük alışkanlıkların bile nasıl bir medeniyet hafızası taşıdığını fark edersiniz. Bir tarihçi olarak, geçmişi yalnızca büyük savaşlar ya da antlaşmalarla değil; gündelik hayatın diline sinmiş alışkanlıklarla da anlamaya çalışırım. İşte “Perdede en boy hangisi önce yazılır?” sorusu da ilk bakışta teknik bir mesele gibi görünse de, aslında insanın dünyayı ölçme, düzenleme ve sınıflandırma biçimini anlatan tarihsel bir hikâyedir. Ölçünün Uygarlıkla Başlayan Yolculuğu İnsanlık tarihi boyunca ölçmek, yalnızca nesneleri değil; zamanı, gücü ve estetiği anlamlandırmanın da bir yoluydu. Antik Mısır’da piramitlerin ölçüleri, yalnızca mühendislik değil; kutsal…
4 Yorumİslam’a Sokulan Bid’at ve Hurafeler: Ekonomik Perspektiften Bir Değerlendirme Ekonomi, insan davranışlarını ve toplumsal düzeni anlamaya yönelik bir bilim dalıdır. Ekonomistler, sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçlar arasında denge kurmaya çalışırken, bireylerin ve toplumların doğru seçimler yapmalarını sağlamak için çeşitli stratejiler geliştirirler. Ancak bu kararlar, yalnızca somut verilere değil, aynı zamanda inançlara ve toplumsal normlara da dayanabilir. Bu yazıda, ekonomik bir bakış açısıyla, İslam’a sokulan bid’at ve hurafelerin toplumsal ve bireysel düzeyde yarattığı etkileri inceleyeceğiz. İslam, aslında, insanların hem dünya hem de ahiret hayatlarında doğru ve dengeli kararlar alabilmesi için net ve açık ilkeler sunan bir din olarak kabul edilir. Ancak tarihsel…
Yorum BırakKaraciğerde Sıkıntı Varsa Ne Olur? Bilimin Gözüyle Vücudun Sessiz Alarmı Bir Organ, Bin Görev: Karaciğerin Gizemli Dünyası İnsan vücudu hakkında ne kadar çok şey bilirsek bilelim, bazı organlar hâlâ bizi şaşırtmayı başarıyor. Karaciğer, bunların başında geliyor. Ortalama 1,5 kilogram ağırlığında olmasına rağmen 500’den fazla farklı görevi yerine getiriyor. Toksinleri arıtıyor, enerjiyi depoluyor, safra üretiyor, hormonları dengeliyor ve bağışıklık sisteminin bir parçası gibi çalışıyor. Kısacası karaciğer, adeta vücudun laboratuvarı. Peki bu laboratuvar bozulmaya başladığında ne olur? İlk Belirtiler: Vücut Küçük İpuçları Verir Karaciğer sorunlarının en zor yanı, erken evrelerde sessiz ilerlemesidir. Genellikle ağrı yapmaz, belirti vermez; bu yüzden çoğu insan “bir…
Yorum BırakKara Yosunu Nasıl Bir Bitkidir? Bilimsel Merakla Doğanın Gizemli Katmanlarına Yolculuk Samimi Bir Başlangıç: Küçük Ama Büyük Bir Dünyaya Bakış Doğada gözümüzden kaçan küçük detaylar, çoğu zaman en büyük sırları barındırır. Ormanda yürürken bir taşın üzerinde ya da nemli bir ağaç kabuğunda fark etmeden üzerinden geçtiğimiz o yumuşacık yeşil tabaka… İşte o, binlerce yıldır dünyamızın ekosisteminde önemli roller üstlenen kara yosunudur. Bu yazıda, bilimsel bir merakla ama herkesin anlayabileceği bir dille, kara yosunlarının dünyasına birlikte bir yolculuk yapacağız. Kara Yosunu Nedir? En Eski Bitkilerden Biri Kara yosunları (Bryophyta), bitkiler dünyasının en eski ve en ilkel üyelerinden biridir. Yaklaşık 470 milyon…
Yorum BırakHurda Fiyatlarını Kim Belirliyor? Antropolojik Bir Bakış Bir antropolog olarak kültürlerin çeşitliliğini ve toplumların ekonomik, sosyal yapılarındaki dinamikleri anlamaya çalışırken, çoğu zaman gündelik yaşamın en sıradan unsurlarında bile derin anlamlar bulurum. Her bir toplum, ritüeller, semboller ve kimlikler aracılığıyla, çevresindeki dünyayı anlamlandırır ve buna göre hareket eder. Peki, hurda fiyatlarını kim belirliyor? Gündelik hayatımızın parçası gibi görünen hurda malzeme ticareti, aslında toplumların ekonomik yapıları, kültürel pratikleri ve güç ilişkileriyle iç içe geçmiş karmaşık bir olgudur. Bu yazı, hurda fiyatlarının yalnızca ekonomik bir gösterge olmadığını, aynı zamanda toplumsal ritüellerin, sembollerin ve kimliklerin şekillendirdiği bir değer biçimleme pratiği olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.…
Yorum Bırak