LPG Aerosol Mu? Hayal Kırıklığı ve Beklentilerin Çatıştığı An Bazen hayat, tıpkı küçücük bir can sıkıntısının peşinden gitmek gibi olur. Kayseri’deki sakin günlerden birinde, güneşin henüz yavaşça doğduğu saatlerde bir şey yapmam gerektiğini hissediyordum. Ne yapacağıma karar veremeden, sadece içimden bir dürtüyle evden çıktım. O gün bir şeylerin değişmesi gerektiğini düşündüm. İçi burulmuş, kafası karışmış bir genç gibi, günü daha farklı yaşamak istiyordum. Ama neyle? O an aklıma, ne kadar sıradan olsa da, en basit şeylerden biri geldi: LPG aerosolleri. LPG Aerosol Mu? Küçük Bir Deneme Evde, mutfakta, her gün kullandığımız o LPG tüpünün aerosol formatındaki spreyine, çok garip bir…
2 YorumEtiket: de
Vasat Bir Öğrenci Ne Demektir? Bir öğrencinin “vasat” olarak tanımlanması, eğitim sistemi ve toplumsal normlar tarafından biçimlendirilen karmaşık bir kavramdır. Bu yazıda, vasat bir öğrenciyi farklı açılardan inceleyeceğim. Hem analitik hem de insani bir bakış açısıyla, bu kavramın ne anlama geldiğini keşfedeceğiz. İçimdeki Mühendis: “Vasatlık, Performansla Ölçülür” İçimdeki mühendis, bana göre vasat bir öğrenci, performans ölçütleriyle tanımlanabilir. Eğitimde başarı genellikle objektif bir şekilde ölçülür: sınavlar, projeler, ders başarıları… Bu bakış açısına göre, vasat bir öğrenci, sınıfın ortalamasına yakın performans gösteren kişidir. Yani, ne çok başarılıdır ne de çok başarısız. Bazen belirli bir konuyu çözmede zorluk çeker, bazen de soruları geçiştirir.…
14 YorumBakara Suresi 142: Ne Anlatılmak İsteniyor? Bakara Suresi’nin 142. ayeti, İslam’ın ilk dönemine ait önemli bir dönüm noktasını işaret eder. “İnsanlar, ilk başta Kudüs’e yöneliyorlardı, sonra Mekke’ye dönmeleri emredildi.” gibi bir anlam taşıyan bu ayet, hem teolojik hem de tarihi açıdan büyük bir öneme sahiptir. Ancak bu ayetin anlamı, sadece bir yönüyle anlaşılmakla kalmaz; farklı bakış açıları, bunun çok daha derin ve çok katmanlı bir anlam taşıdığına işaret eder. Konya’da bir mühendis olarak biraz daha analitik, bir insan olarak ise daha duygusal bir bakış açısıyla bu ayeti inceleyeceğim. İçimdeki Mühendis: Teknik ve Stratejik Bir Yön Öncelikle içimdeki mühendisim devreye giriyor.…
14 YorumSöz Verdım Kim Söylüyor? Güç, İktidar ve Vatandaşlık Arasında Bir Siyasi Söylem Analizi Bir Siyaset Bilimcinin Merakı: Gücün Sesi Kimde? Güç ilişkilerini, iktidarın görünmez ağlarını ve toplumun bu ağlar içindeki konumunu analiz eden bir siyaset bilimci olarak, “Söz verdim, kim söylüyor?” sorusu zihnimi kurcalıyor. Çünkü bir toplumda verilen her söz, yalnızca bir bireyin ifadesi değildir; aynı zamanda iktidarın kimin elinde olduğunu da gösterir. Söz, bir vaattir; ama aynı zamanda bir araçtır — yönetmek, ikna etmek, yönlendirmek ve bazen susturmak için. Siyasi alanda “söz”, sadece bir dil eylemi değil, bir güç performansıdır. Bir lider “söz verdim” dediğinde, bu ifade yalnızca bir…
20 YorumHurda Fiyatlarını Kim Belirliyor? Antropolojik Bir Bakış Bir antropolog olarak kültürlerin çeşitliliğini ve toplumların ekonomik, sosyal yapılarındaki dinamikleri anlamaya çalışırken, çoğu zaman gündelik yaşamın en sıradan unsurlarında bile derin anlamlar bulurum. Her bir toplum, ritüeller, semboller ve kimlikler aracılığıyla, çevresindeki dünyayı anlamlandırır ve buna göre hareket eder. Peki, hurda fiyatlarını kim belirliyor? Gündelik hayatımızın parçası gibi görünen hurda malzeme ticareti, aslında toplumların ekonomik yapıları, kültürel pratikleri ve güç ilişkileriyle iç içe geçmiş karmaşık bir olgudur. Bu yazı, hurda fiyatlarının yalnızca ekonomik bir gösterge olmadığını, aynı zamanda toplumsal ritüellerin, sembollerin ve kimliklerin şekillendirdiği bir değer biçimleme pratiği olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.…
8 YorumGüneaşık Ne Demek? Varlığın Aydınlığına Felsefi Bir Yolculuk Bir filozof olarak insanın ışığa olan ilgisini yalnızca fiziksel bir yönelim olarak değil, varlığın anlamına duyulan metafizik bir özlem olarak görürüm. “Güneaşık” kelimesi, yüzeyde bir doğa olayını çağrıştırsa da, derinliklerinde insanın hakikate, iyi olana ve varoluşun kaynağına duyduğu içsel çekimi taşır. Tıpkı Platon’un mağara alegorisindeki gibi, insanın ışığa yükselişi bir bilgi eylemi olduğu kadar bir ahlaki dönüşümdür de. Etik Bir Perspektiften Güneaşık: Işığa Yönelmenin Ahlakı Etik açıdan Güneaşık, karanlıktan çıkma cesaretidir. Ahlakın özü, yalnızca “iyi”yi bilmek değil, onu yaşama geçirmektir. İnsan, ışığa yöneldikçe kendi gölgesini de fark eder. Bu nedenle etik, yalnızca…
14 YorumGünahın Güruhu Ne Demek? Siyaset Biliminin Aynasında Bir Kavramın Çözümlemesi Bir siyaset bilimci için her kavram, toplumsal düzenin görünmeyen bir aynasıdır. “Günahın güruhu” ifadesi, yalnızca ahlaki bir eleştiri değil, aynı zamanda iktidarın gölgesinde şekillenen bir toplumsal yapının ifadesidir. Bu kavramı anlamak, yalnızca bireysel etikle değil, aynı zamanda siyasal iktidarın, ideolojilerin ve vatandaşlık bilincinin nasıl inşa edildiğiyle ilgilidir. Güç İlişkilerinin Günahı: İktidarın Görünmeyen Eli Her toplum, güç ilişkilerinin yeniden üretildiği bir sahnedir. Devlet, medya, din kurumları ve ekonomi bu sahnenin aktörleridir. “Günahın güruhu” burada, yalnızca bireylerin kötücül eğilimleriyle değil, sistemin kendi iç mekanizmasıyla ilgilidir. Çünkü günah, yalnızca bir davranış değil, çoğu…
14 YorumKanunda Kaç Mandal Var? Sayıların Ötesinde Bir Enstrümanın ve Bir Kavramın Hikâyesi Şunu baştan söyleyeyim: “Kanunda kaç mandal var?” sorusu, yalnızca teknik bir merak değil; müziğin kalbinde atan bir ritimle, toplumun sinir damarlarına uzanan bir metafor. Bu yazıyı bir enstrüman sevdalısı olarak değil, aynı zamanda kavramların peşine düşen bir meraklı olarak kaleme alıyorum. Çünkü kanun (enstrüman) üzerindeki mandallar kadar, kanun (hukuk) üzerindeki “mandalların” —yani onu kilitleyen, açan, esneten güçlerin— sayısı da hayatımızı belirliyor. O halde, gelin bu soruyu birlikte biraz kurcalayalım: Gerçekte kaç mandal var; ve neden bu kadar önemli? Tek bir doğruya sıkıştırılamayan cevap: Kanunda mandal sayısı standart değildir;…
8 YorumŞeyleşme Kavramı Kime Ait? Ekonomi Perspektifinden Derinlemesine Bir Analiz Ekonomistin Düşüncesi: Kıt Kaynaklar, Sonsuz İstekler ve Seçimlerin Bedeli Bir ekonomist için dünya, kıt kaynaklar ile sınırsız insan ihtiyaçlarının kesiştiği bir denklem gibidir. Her karar, bir tercihin sonucunda başka bir fırsattan vazgeçmek anlamına gelir. Bu durum, sadece piyasa dinamiklerini değil, aynı zamanda insan ilişkilerini, toplumsal yapıyı ve değerleri de etkiler. İşte tam bu noktada, “şeyleşme” (reification) kavramı devreye girer. Ekonomik süreçlerin yalnızca üretim ve tüketim ilişkilerinden ibaret olmadığı; aynı zamanda insani, kültürel ve psikolojik boyutları da dönüştürdüğü gerçeğini bize hatırlatır. Şeyleşme Kavramının Kökeni: Karl Marx ve Yabancılaşma Süreci “Şeyleşme” kavramı, kökeni…
16 Yorumİş Göremezlik Raporu Yüzde Kaç Olmalı? Hukuki, Tarihsel ve Güncel Bir Değerlendirme İş göremezlik raporu, çalışanların geçici veya kalıcı olarak çalışma gücünü kaybettiği durumlarda, sağlık kurulları tarafından düzenlenen ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından dikkate alınan resmi bir belgedir. Bu rapor, hem geçici iş göremezlik ödeneği hem de sürekli iş göremezlik geliri açısından temel bir ölçüt niteliği taşır. “İş göremezlik raporu yüzde kaç olmalı?” sorusu, bu yönüyle yalnızca bir idari hesaplama meselesi değil, aynı zamanda çalışma hayatında hakkaniyetin, iş güvenliğinin ve sosyal adaletin sınandığı bir alandır. Tarihsel Arka Plan: Sosyal Güvenlikte Koruma İlkesi Türkiye’de iş göremezlik kavramının hukuki temelleri, 5510…
8 Yorum