İçeriğe geç

Etiket: de

Söz verdim kim söylüyor ?

Söz Verdım Kim Söylüyor? Güç, İktidar ve Vatandaşlık Arasında Bir Siyasi Söylem Analizi Bir Siyaset Bilimcinin Merakı: Gücün Sesi Kimde? Güç ilişkilerini, iktidarın görünmez ağlarını ve toplumun bu ağlar içindeki konumunu analiz eden bir siyaset bilimci olarak, “Söz verdim, kim söylüyor?” sorusu zihnimi kurcalıyor. Çünkü bir toplumda verilen her söz, yalnızca bir bireyin ifadesi değildir; aynı zamanda iktidarın kimin elinde olduğunu da gösterir. Söz, bir vaattir; ama aynı zamanda bir araçtır — yönetmek, ikna etmek, yönlendirmek ve bazen susturmak için. Siyasi alanda “söz”, sadece bir dil eylemi değil, bir güç performansıdır. Bir lider “söz verdim” dediğinde, bu ifade yalnızca bir…

18 Yorum

Hurda fiyatlarını kim belirliyor ?

Hurda Fiyatlarını Kim Belirliyor? Antropolojik Bir Bakış Bir antropolog olarak kültürlerin çeşitliliğini ve toplumların ekonomik, sosyal yapılarındaki dinamikleri anlamaya çalışırken, çoğu zaman gündelik yaşamın en sıradan unsurlarında bile derin anlamlar bulurum. Her bir toplum, ritüeller, semboller ve kimlikler aracılığıyla, çevresindeki dünyayı anlamlandırır ve buna göre hareket eder. Peki, hurda fiyatlarını kim belirliyor? Gündelik hayatımızın parçası gibi görünen hurda malzeme ticareti, aslında toplumların ekonomik yapıları, kültürel pratikleri ve güç ilişkileriyle iç içe geçmiş karmaşık bir olgudur. Bu yazı, hurda fiyatlarının yalnızca ekonomik bir gösterge olmadığını, aynı zamanda toplumsal ritüellerin, sembollerin ve kimliklerin şekillendirdiği bir değer biçimleme pratiği olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.…

6 Yorum

Güneaşık ne demek ?

Güneaşık Ne Demek? Varlığın Aydınlığına Felsefi Bir Yolculuk Bir filozof olarak insanın ışığa olan ilgisini yalnızca fiziksel bir yönelim olarak değil, varlığın anlamına duyulan metafizik bir özlem olarak görürüm. “Güneaşık” kelimesi, yüzeyde bir doğa olayını çağrıştırsa da, derinliklerinde insanın hakikate, iyi olana ve varoluşun kaynağına duyduğu içsel çekimi taşır. Tıpkı Platon’un mağara alegorisindeki gibi, insanın ışığa yükselişi bir bilgi eylemi olduğu kadar bir ahlaki dönüşümdür de. Etik Bir Perspektiften Güneaşık: Işığa Yönelmenin Ahlakı Etik açıdan Güneaşık, karanlıktan çıkma cesaretidir. Ahlakın özü, yalnızca “iyi”yi bilmek değil, onu yaşama geçirmektir. İnsan, ışığa yöneldikçe kendi gölgesini de fark eder. Bu nedenle etik, yalnızca…

12 Yorum

Günahın güruhu ne demek ?

Günahın Güruhu Ne Demek? Siyaset Biliminin Aynasında Bir Kavramın Çözümlemesi Bir siyaset bilimci için her kavram, toplumsal düzenin görünmeyen bir aynasıdır. “Günahın güruhu” ifadesi, yalnızca ahlaki bir eleştiri değil, aynı zamanda iktidarın gölgesinde şekillenen bir toplumsal yapının ifadesidir. Bu kavramı anlamak, yalnızca bireysel etikle değil, aynı zamanda siyasal iktidarın, ideolojilerin ve vatandaşlık bilincinin nasıl inşa edildiğiyle ilgilidir. Güç İlişkilerinin Günahı: İktidarın Görünmeyen Eli Her toplum, güç ilişkilerinin yeniden üretildiği bir sahnedir. Devlet, medya, din kurumları ve ekonomi bu sahnenin aktörleridir. “Günahın güruhu” burada, yalnızca bireylerin kötücül eğilimleriyle değil, sistemin kendi iç mekanizmasıyla ilgilidir. Çünkü günah, yalnızca bir davranış değil, çoğu…

12 Yorum

Kanunda kaç mandal var ?

Kanunda Kaç Mandal Var? Sayıların Ötesinde Bir Enstrümanın ve Bir Kavramın Hikâyesi Şunu baştan söyleyeyim: “Kanunda kaç mandal var?” sorusu, yalnızca teknik bir merak değil; müziğin kalbinde atan bir ritimle, toplumun sinir damarlarına uzanan bir metafor. Bu yazıyı bir enstrüman sevdalısı olarak değil, aynı zamanda kavramların peşine düşen bir meraklı olarak kaleme alıyorum. Çünkü kanun (enstrüman) üzerindeki mandallar kadar, kanun (hukuk) üzerindeki “mandalların” —yani onu kilitleyen, açan, esneten güçlerin— sayısı da hayatımızı belirliyor. O halde, gelin bu soruyu birlikte biraz kurcalayalım: Gerçekte kaç mandal var; ve neden bu kadar önemli? Tek bir doğruya sıkıştırılamayan cevap: Kanunda mandal sayısı standart değildir;…

6 Yorum

Şeyleşme kavramı kime ait ?

Şeyleşme Kavramı Kime Ait? Ekonomi Perspektifinden Derinlemesine Bir Analiz Ekonomistin Düşüncesi: Kıt Kaynaklar, Sonsuz İstekler ve Seçimlerin Bedeli Bir ekonomist için dünya, kıt kaynaklar ile sınırsız insan ihtiyaçlarının kesiştiği bir denklem gibidir. Her karar, bir tercihin sonucunda başka bir fırsattan vazgeçmek anlamına gelir. Bu durum, sadece piyasa dinamiklerini değil, aynı zamanda insan ilişkilerini, toplumsal yapıyı ve değerleri de etkiler. İşte tam bu noktada, “şeyleşme” (reification) kavramı devreye girer. Ekonomik süreçlerin yalnızca üretim ve tüketim ilişkilerinden ibaret olmadığı; aynı zamanda insani, kültürel ve psikolojik boyutları da dönüştürdüğü gerçeğini bize hatırlatır. Şeyleşme Kavramının Kökeni: Karl Marx ve Yabancılaşma Süreci “Şeyleşme” kavramı, kökeni…

14 Yorum

İş göremezlik raporu yüzde kaç olmalı ?

İş Göremezlik Raporu Yüzde Kaç Olmalı? Hukuki, Tarihsel ve Güncel Bir Değerlendirme İş göremezlik raporu, çalışanların geçici veya kalıcı olarak çalışma gücünü kaybettiği durumlarda, sağlık kurulları tarafından düzenlenen ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından dikkate alınan resmi bir belgedir. Bu rapor, hem geçici iş göremezlik ödeneği hem de sürekli iş göremezlik geliri açısından temel bir ölçüt niteliği taşır. “İş göremezlik raporu yüzde kaç olmalı?” sorusu, bu yönüyle yalnızca bir idari hesaplama meselesi değil, aynı zamanda çalışma hayatında hakkaniyetin, iş güvenliğinin ve sosyal adaletin sınandığı bir alandır. Tarihsel Arka Plan: Sosyal Güvenlikte Koruma İlkesi Türkiye’de iş göremezlik kavramının hukuki temelleri, 5510…

6 Yorum

Gelenekçi olmak ne demek ?

Gelenekçi Olmak Ne Demek? Felsefi Bir İnceleme Gelenekçiliğin Temellerine Yolculuk: Filozofların Gözüyle Felsefe, en eski zamanlardan günümüze kadar, insanın kendisini ve dünyayı nasıl anlamlandırdığını sorgulamıştır. Bu bağlamda, “gelenek” ve “gelenekçilik” kavramları da sıklıkla felsefi tartışmaların merkezine oturur. Bir toplumun geçmişten günümüze taşıdığı değerler, inançlar, ritüeller ve normlar, bu toplumu tanımlayan birer “gelenek” haline gelir. Ancak, gelenekçiliğin ne olduğu ve bu düşünsel duruşun toplumsal yapıya nasıl yansıdığı sorusu, sadece kültürel bir konu olmanın ötesinde derin felsefi sorgulamalar yapmamıza olanak tanır. Felsefi bir bakış açısıyla, gelenekçi olmak, belirli bir kültürün ya da toplumun tarihsel geçmişine, değerlerine ve alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı kalmayı…

14 Yorum

Geleneksel çocuk oyunları nelerdir 20 tane ?

Geleneksel Çocuk Oyunları: Geçmişin Gölgesinde Bir Çocukluk Hepimizin içinde bir yerlerde, belki de unuttuğumuz o eski günlerin sıcaklığı saklıdır. Çocukken saatlerce bahçede koşturur, arkadaşlarımızla sokak aralarında kaybolur, düşer, kalkar, yeniden başlardık. O günlerde, oyun sadece eğlence değil, hayatın ta kendisiydi. Geleneksel çocuk oyunları, sadece fiziksel bir aktivite değil, insan ruhunun derinliklerine işleyen bir bağ kurma şekliydi. Bir gün, bir kasabada, geçmişin izlerini süren iki eski dost vardı: Mert ve Elif. Mert, her zaman bir problem çözücüydü. Pratik zekâsı ve çözüm odaklı bakış açısıyla tanınırdı. Elif ise tam tersi, bir insanın hislerine, ilişkilerine çok değer veren, empatik ve anlayışlı bir insandı.…

12 Yorum

Haşıl içinde ne var ?

Haşıl İçinde Ne Var? Derinlemesine Bir İnceleme Bazen kelimeler, yalnızca bir anlam taşımaktan öteye geçer; bir kültürün, bir topluluğun, bir dönemin izlerini barındırır. “Haşıl” da tam olarak böyle bir kelime. İlk duyduğumda ne olduğunu tam olarak kestiremiyordum, ama bu kelime bana hep bir şeyler çağrıştırıyordu. Sonra araştırdım, düşündüm, okudum… ve karşımda yalnızca bir “içerik” değil, derinlemesine bir anlam keşfettim. O zaman şu soruyu sormak istiyorum: Haşıl içinde ne var? İçindeki her bir bileşeni, geçmişin ve günümüzün izlerini barındıran bir olguya dönüştüren bu kelimenin kökenlerine bakarak, onun toplumsal, kültürel ve hatta günümüz dünyasındaki yerini anlamaya çalışalım. Hadi, birlikte bu yolculuğa çıkalım!…

6 Yorum
mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet güncel giriş