Özgül Ağırlığın Birimi Nedir?
Kayseri’deki küçük odamda, penceremden dışarıya bakarak eski masama oturuyorum. Havanın ne kadar soğuk olduğunu anlayamıyorum, ama içim soğuk. Bazen düşünceler birikir, kaybolur, o anların içinden bir şeyler bulmaya çalışırım. Bugün de öyle bir gün işte, düşündükçe zihnimde daha da karışan, beynimin bir köşesinde yankı yapan o soruya odaklanıyorum: “Özgül ağırlığın birimi nedir?”
Bana sorarsanız, bir konuyu anlamaya çalışırken, bazen beklemediğiniz bir şekilde size kendinizi hatırlatır. Mesela, geçen hafta bir ders sırasında, hocamız fiziksel bir terimi açıklıyordu: “Özgül ağırlığın birimi nedir?” dedi. O an, sabah uyandığımda hissettiğim o tuhaf hisle aynıydı. Sanki bir şey kaybolmuş, ama ne olduğunu bulamıyordum. Gerçekten, özgül ağırlığın birimi nedir? Bu soruya takıldım kaldım.
Bir Anlık Düşünce
Fizik dersi… Hep ezberleyerek geçtiğim derslerden biri. Ama işte o soruyla birlikte, her şey farklılaştı. Özgül ağırlık; yani bir maddenin yoğunluğunun, yerçekimi etkisiyle değişen hali… Gerçekten de, bir anda bu terimin arkasındaki derin anlamı düşündüm. Bazen öyle anlar olur ki, sıradan bir şeyin içinde bir sır, bir gizem buluruz. Özgül ağırlığın birimi nedir sorusu, kafamda dev bir yankı bırakmıştı.
O gün akşamı hatırlıyorum; dışarıda yağmur yağıyordu. Birçok düşünce, birikmiş duygular, kaybolmuş bir anlamın peşinden sürüklendim. İşte o yağmurlu günün karanlığında, evde yalnız başıma otururken içimde bir hayal kırıklığı vardı. O soruya cevabı bulamamıştım ve sanki bu bile bana bir şey kaybettirmiş gibi hissediyordum. Oysa fizik, hayatın temellerini anlamak için gereklidir derlerdi. Ama bazen bu tür küçük soruların bile bizi derinlere çektiğini düşünüyordum.
Cevapsız Sorular
Fizikte cevapsız sorular olabilir mi? Belki de evet. O soruyu düşündükçe, daha çok anlam veremediğim bir dünyada yaşıyor gibiydim. Hayatta da öyle değil miyiz zaten? Bazen doğru cevabı bulmak için çabalarız, ama bir yerde duygularımızla, hayal kırıklıklarımızla kayboluruz. Aynı özgül ağırlığın birimi gibi, o da bir anlam taşıyor ama zaman zaman biz o anlamı görmüyoruz.
O sırada, masanın üzerindeki kalemle oynarken birden aklıma geldi: “Bunu senin için düşünmeye gerek yok, bu birim Newton’dur.” Evet, doğru. Özgül ağırlığın birimi Newton per metreküptür. Ama o an, bu cevabın ne kadar önemsiz olduğunu düşündüm. Çünkü benim için, o gün, o an, hayattaki birçok sorunun cevabını bulmak gibi hissetmiştim; bir yanda her şeyin net olduğunu sandığınızda, bir anda yeni bir soru açığa çıkıyor ve kayboluyor.
Fizik, Duygular ve Yaşam
Fiziksel sorularla, duygusal sorular arasında bir fark var mı gerçekten? Birçoğumuz için bu sorular birbirinden tamamen bağımsızdır. Ama bana göre, duygusal sorular da tıpkı bilimsel sorular gibi birikerek cevap arayışı oluşturur. Hani bazen “Bunu öğrendim, artık her şey yolunda” dersiniz ya, işte ben de o an, fizik dersindeki o basit soruya takıldığımda hayatın benzer şekilde karmaşık bir bulmacaya dönüştüğünü hissetmiştim.
Bir konuda bir şey kaybettiğinizde, bir yanınız eksikmiş gibi hissedersiniz. İşte o eksiklik, hepimizin yaşadığı hayal kırıklıklarının en tanıdık hali. Ama zamanla anladım ki, hayatın her bir parçası bir şekilde özdeşleşiyor. Özgül ağırlığın birimi nedir sorusu, bir matematiksel bilgi olmaktan çıkıp, duygusal bir öğrenmeye dönüşmüş gibi hissettirdi. Özgül ağırlık, bizim içimizdeki duygusal ağırlıkları, sıkıntıları da temsil ediyor gibi geldi. Bazen, üzerinde çok düşündüğümüz şeylerin cevabını bulduğumuzda, aslında başka bir soruya odaklanmamız gerektiğini fark ederiz.
Biraz Rahatlama
Sonra dışarıya bakarak derin bir nefes aldım. Yağmur biraz hafiflemişti. Gözlerim bulanık, zihnim karışıktı ama bu durum, bir şekilde rahatlamama neden oldu. Hani bazen öyle olur ya, bir soru sizi boğar, ama cevabını öğrendiğinizde bir rahatlama gelir. Özgül ağırlığın birimi Newton’dur, evet. Ama hayatın başka soruları her zaman daha karmaşık olabilir. Kendi sorularımın cevabını bulduğumda da bu hisse kapıldım. Kafamı karıştıran ne varsa, içimdeki kaybolan parçalara denk geliyordu. Ve sonra, bir cevap arayışına girmektense, bu kaybolmuş parçaları kucaklamak gerektiğini fark ettim.
Sonuçta
Bazen hayat, anlam veremediğimiz sorularla doludur. Özgül ağırlığın birimi nedir sorusu, belki de bana fiziksel değil, duygusal bir ders vermek içindi. Hayatın her anı, bazen karmaşık görünse de, aslında her sorunun bir cevabı vardır. Ve evet, bazen o cevabın ne olduğunu fark ettiğimizde, bir şeylerin biraz daha netleştiğini hissederiz. Ama, cevapsız kalan şeyler de yaşamın parçasıdır. O gün, soruyu öğrenmemle birlikte, aslında hayatın her sorusunun daha fazla merak uyandırdığını fark ettim. Bu yüzden, cevabını aradığınız her şeyin bir hikayesi vardır; benim hikayem de özgül ağırlığın biriminin anlamını çözmeye çalışırken başladı.